10:39 ÖÖ, Cumartesi 7 Şubat 2009
.. 0 yorum
.. Link
İlk Buluşma
Evet arkadaşlar bu makalemde sizlere ilk buluşmadaki önemli noktaları anlatmaya çalışacağım.
Birçoğumuz ilk buluşma herkes için büyük bir sıkıntıdır. Fakat bunun böyle olmadığını öğrenmemizin zamanı geldi. Bu dediklerimi dikkate alırsanız ilk buluşmanız inşallah bir sorun çıkmaksızın güzel bir şekilde sonuçlanacaktır.
1-Giyim
Evet arkaşlar birçoğumuz buluşmaya ne giyerek gitsem diye kafasını uzun süre meşgul eder. Bu tür davranışlardan kurtulmanın vakdi geldi de geçiyor bile…
Öncelikle şunu bilmeliyiz ki eğer bir kız yada erkek bizimle buluşmayı kabul ettiyse eğer sizi kıyafetiniz için görmek konuşmak istiyor anlamına gelmez.Sizinle buluşma sebebi ; size karşı önceden olan hisleri,düşünceleri ve de izlenimleridir.
Şimdi diyeceksiniz ki kağan ilk buluşmama giderken de rasgele mi giyineyim? Hayır kardeşim rasgele giyinme ve beni dinleJ
Bu anlattıklarımdan etkilenerek kıyafet önemli değil yargısını da çıkarmayınız…
a)Giyeceğin kıyafet öncelikle temiz olmalı (leke-kir-soluk-sigara v.b koku olmamalı)
c)Giyeceğiniz kıyafetlerin renk uyumları düzgün olmalı.Ne çok açık nede çok koyu renkler olmamalı.
d)En önemlisi ise kesinlikle buluşmaya gitmeden önce sıfır kıyafetler alıp giymeyin. Eğer böyle bişey yaparsanızkarşınızdaki kişi bunu kesinlikle anlayacaktır.Bunun için buluşmadan önce bi kaç sefer giymiş oldugunuz kıyafeti giymeyi tercih edin.Hem böylece kıyafetinizede hakim olursunuz üstünüzde nasıl durdugunu da bilirsiniz.
e)Bakımlı fakat sade görünün.
2) Gidilecek Mekan
Gidilecek mekan ilk buluşma için gayet önemlidir. İlk buluşma yeriniz onun zihninde sizin hakkındaki ilk düşüncelerin alt yapısı olacakdır.Bu sebeble ;
a)İlk buluşma yeriniz bildiğiniz,daha önceden gittiğiniz , kendinizi rahat hissedeceğiniz bir mekan olmalı.Siz rahat olun ki karşınızdakide rahat olabilsin.
b)Masaya hakim olun ki ona verdiğiniz değerin farkında olsun.Örneğin garsonu el işareti yada usta-bilader-yegen-kardeş bi baksana diye çağırmayın.Yakınınızdan bir garsonun geçmesini yada garsonların biriyle göz göze gelip göz işareti vermeye çalışın.
c)Kesinlikle ilk buluşmaya karşınızdakini yemeğe götürmeyin.Çünkü yemek esnasında ikinizde rahat davranamazsınız acaba nasıl yiyorum , acaba dişimde bişey kalmışmı,acaba kötü bi yemek yeme tarzım mı var şeklinde kötü düşüncelere kapılabilirsiniz.Ayrıca yemek esnasında sohbet de edemezsiniz unutmayın ilk buluşmada birbirinizi tanıma başlayacaksınız…
d)Son olarak karşınızdakine çok fazla ısrarcı davranmayın yeme içme konusunda rahat olmasını sağlayın…
3) Konuşulacak Konular
Evet arkadaşlar ilk buluşmada konuşulacak konular hayati önem taşır.Çünkü ilk buluşmanızda karşınızdakine vereceğiniz izlenimin büyük kısmını konuşmalarınız oluşturacaktır. İlk buluşmanızda karşınızdakini sıkmamak için;
a)Onunla hangi konular hakkında konuşacağınızıönceden belirleyiniz. Böylece onu sıkmamış ve konuya hakim olmuş olursunuz.Sizin ne kadar ona uygun olduğunuzu belirleyecekdir ilk konuşma
b)Direk seni seviyorum , aşkım , hayatım..v.bkelimeleri kullanmayınız.
c)Konuşacağınız konular onu sıkmasın güncel ve eğlenceli şeyler paylaşmaya çalışın.
d)Ona önem verdiğinizi ve tanımaya çalıştığınızı hafiften belli edin.
e)Onunla arkadaşlarınızı,arabaları,futbolu,makyajı,eski sevgililerinizi..v.b konuları paylaşmayın çünkü bu konular karşı taraftakini ilgilendirmiyordur büyük ihtimal böylece onu sıkmayacaksınız.
f)Ve son olarak sakın ona kendinizi zengin yada havalı göstermeyin doğal davranın.(kroyum emme para bende hesabına gelirsiniz yoksa)
g)Kendiniz gibi konuşun(argo v.s hariç)Anlaşılırolmaya özen gösterin.Ve karşınızdaki sıkıcı konu bile konuşuyor olsa onu dinlemeye özen gösterin…
h)İlk buluşmanızda ona da kendini anlatması için fırsat tanımaya çalış. Hem böylece onun hakkında daha çok şey öğrenmiş olursun. Ayrıca biraz gizemli olmakta da fayda var, her şeyi hemen öğrenmesine izin verme, bırak birazda o seni çözsün.
Sen varken darılmazdım çiçeksiz baharlara,
Yağmurlu havalara...Bu kasvetli akşamlara
Sen varken
Bakıp içlenmezdim tren istasyonlarına
Otobüs duraklarına...
Sen varken ayrılanlara ağlamazdım...
Yıkılmazdım biten sevdaların ardından
Gidenlere küsmezdim
Kalanlara acımazdım...
Sen varken böyle üşümezdim-titremezdim
Masumdum, çocuklar gibi
Böyle delirmezdim-küfretmezdim...
Hele ölmeyi hiç düşünmezdim.
Şimdi soruyorum sana
Adı sevdaysa bu cehennemin
Sen yaktın da ben yanmadım mı?
Dalıp dalıp gidiyorum bak uzaklara
Kalbim derinden sızlıyor ağrıyor işte
Küsüyorum işte ben bu yalnızlığıma
Perişan olsam da yaşadığım bu hayatta
Mutlu olacağım belki öbür dünyada
Senden önce yaşamadım ki ben sevdayı
Sen öğrettin bana sevmeyi ve de aşkı
Bense kıymetini bilemedim belki de
Bilmelisin sen varsın sadece hayatımda
Sensizlikten ötesi nedir ki zaten bana
Ben bir kere sevdim bunu anlasana
Başkasına nasıl veririm kalbimi bir daha.
Onun sadece sende olduğunu anlasana
Beni sevecek bir başkası olamaz hayatımda
Sensizlik çok acı veriyor inan ki bana.
Bir kez daha benim yanımda olsana.
Aşk,
Sigaramın ucunda dumandan külden senden yani ateşten ibaret
Çekiyorum içime işliyorum yüreğime
Seni sevgini
Her çekişte iç çekişlerimde ortak oluyor bana
Sevdan bir sigara kadar yakın
Sigaramın dumanı kadar uzak bana
Külüyüm sevdanın
Ateşinle yanarken dumanınla kayboluyorum…
Bitmeden sigaram bir yenisini sarıyorum sararan parmak uçlarımda
Tıpkı tıpkı sararttığın yüreğime sevdanı sararcasına
Defalarca bıkmadan
Sen gitmek için çabalarken ben defalarca sarıyorum sevdanı yüreğime
Aşkım sevdan bir sigara kadar yakın dumanı kadar uzak bana
Ateşinle yanarken küllerim bile sızlıyor külüyüm sevdanın
Ayağının altında eziyorsun her defasında
Aşk sigaramın ucunda dumandan külden senden yani ateşten ibaret
Yakıyorsun her defasında…
Aşk herkesi kırar biraz
Eksilmesin acısı şükret
Varsın ağlasın dalda kiraz
Herkes kendine sürgün biraz
Çocuk gülüşün dünden bir yara
Aşk bize sıla
Günler gelir ve büyürüz elbet
Aşk bize gurbet
Ayışığı dalgakıran
Yarada tuz aşktan kalan
Ayışığı tende bıçak
Giden sürgün kalan kaçak
Aşk bize sıla
Aşk bize gurbet
Kapansın yarası şu gecenin
Ayrılıklar örtsün üstümü
Kimim kimsemdi ah gözlerin
Gidecek yeri yok kimsenin
Aşk şarkıları
Sevdiği tüm şarkıları kasete veya cd' ye kaydedip ona hediye edin. Bu onu çok sevindirecektir.
Aşk kitabı
İçinde size ait herşeyin bulunduğu bir kitapcık hazırlayın...Beraber çektirdiğiniz fotoğraflar, şiirler...hatta gittiğiniz sinemaların biletlerini bile kullanın.
Resmini yaptırın
Bir fotoğraf yerine, onun fotoğrafını bir ressama çizdirtin ve evinize asın.
Hediyeler
Ona ufak hediyeler alın ve evin çeşitli yerlerine saklayın.
Şekerlemeler
Ona bir sürü şeker ve çikolata alıp, içine not olarak "Hepsinden daha tatlısın" yazın...
Aşk, iyi geceler öpücüğünü uzun tutmaktir. Yani BEKLENTİDİR. Aşk, delicesine flört ederken yanindakinin hiçbirşey yapmama hakkını teslim etmektir. Yani SAYGIDIR. Aşk, zaaflariniz olduğunu ortaya çıkarır.Yani BEKLENTİDİR. Aşk, simdi zamanı değil diye beklemeyi bilmektir. Yani SABIRDIR.
Aşk, saçlarda başlayıp topuklarda biten bir gezintidir.Yani KEŞİFTİR. Aşk, Sevişelim demeden sevişmek, yanındakinin ne istediğini bilmektir.Yani ANLAŞMAKTIR. Aşk, bağlandığını sandığında, karşındakine hayir deme şansını tanımaktır.Yani İNCELİKTİR. Aşk, korumaktır.Yani SORUMLULUKTUR. Aşk, ciddi bir tokalaşmayı kıkırdamaya dönüştürmektir.Yani MİZAHTIR. Aşk, durma yoksa seni öldürürüm lafını duymaktır.Yani ŞEHVETTİR. Aşk, evinizdeki her şeyin yerinin değiştirilmesini kabullenmektir.Yani TESLİMİYETTİR. Aşk, sevğilinizin ne olduğunu bütün çıplaklığıyla görmektir.Yani GERÇEKLİKTİR. Aşk, saatin kaç olduğunu bilip aldırmamaktır.Yani NEŞEDİR. Aşk, sizi kucaklayan kolların, gittikçe daha çok sarilmasıdır.Yani MUTLULUKTUR. Aşk, gecenin bir vaktinde sen uyu, benim gitmem gerek dediğinizde,uyanık kalıp seni biraz daha görmeyi tercih ederim cevabını almaktır.Yani SICAKLIKTIR. Aşk, tanıdığınızı zannettiğiniz insanın yeni yanlarini keşfetmektir.Yani TAZELİKTİR. Aşk, uyandığınızda rüyanızı yanınızda bulmanızdır. Yani DÜŞLERİN GERÇEK OLMASIDIR. Aşk, kocaman yatağın üçte birine sıkışmaktır.Yani YAKINLIKTIR. Aşk, evin anahtarından bir kopya daha yaptırmaktır.Yani GÜVENDİR. Aşk, hosçakal dedikten sonra tekrar karşılasacağını bilmektir.Yani KADERDİR. Aşk, gerindiğinde sızlayan vücut lafının anlamını bilmektir.Yani DERSTİR. Aşk, ecza dolabını açtığında, dişmacunu kapağını kapatılmamış bulmaktır.Yani UYUMDUR. Aşk, hosçakal dedikten sonra tekrar karşılaşacağını bilmektir.Yani KADERDİR. Aşk, pencereden disariya baktiginda kiminle oldugunu hatirlamaktir.Yani DÜŞÜNCEDİR. Aşk, rüzgarin agaçlarin arasinda dolasirken çikardigi sesi dinleyip sevgilisinin yaninda olmadigina hayiflanmaktir.Yani YANLIZLIKTIR. Aşk, asla anlatilmayacak HİKAYELERDİR.
Affet beni Yarabbim…
Verdiğin bu canın hakkını veremedim…
Yüreğimi bir kulun yaralamasına,gözlerimi ağlatmasına,Kollarımı
bağlatmasına
izin verdim…
Affet beni yarabbim O’nu çok sevdim….
Doğru zamanlarda yanlış insanlara,yanlış zamanlarda doğru insanlara
mahkum
oldu bu yürek…
Belki doğruyu görmeye yetmedi gözlerim.Belki de yanlışı silmeye
yüreğim…
Sabahlari kahvalti yapmiyorum cunku seni dusunuyorum. Oglenleri yemek yemiyorum cunku seni dusunuyorum. Gece olunca uyuyamiyorum cunku acim.
Eline almis bir cicek sevecek sevmeyecek. Ah, koca sersem cicek nerden bilecek.
Deprem gibi girdin gonlume, fay hatti cizdin beynime, enkalar biraktin kalbimde, artcilar hala devam etmekte.
Ask elmayi yemekle baslar, ayvayi yemekle biter.
Butun kizlar cicek olsun, ari olmazsam namerdim.
Bizi cekemediler, halat koptu canim.
Allah`im !! Kendim icin birsey istemiyorum, sadece anneme elma yanakli, bal dudakli, sutun bakcakli bir gelin nasip eyle.
Deli gibi sevdim, manyak gibi evlendim.
Kizlar artik beyaz yatli prenslerini bekliyorlar.
Asik olup izdirap cekecegime, nezle olup burnumu cekerim.
Para icin evlenme, borc almak daha hesaplidir.
Seni sevecektim kiskanacak el ustunde tutacaktim kendimi sana sevdirecek bana baglayacaktim ip koptu
Bataryasi zayif hayallerimizin kapsama alani disinda kalan kesimlerine sebeke hatasi nedeniyle ulasamadik simdi yuregimde full ceken hattimla seni seviyorum.
Kalbim senden cektigini ABD usame bin ladinden cekmedi. Yuregimin teroristi dunya birlesse seni yok edemez. Akibetim ikiz kulede olsa yine seni sevecegim.
Seni sevdim seveli basim belada seni dusunurken uyuya kaldim helada
Sekerden evimiz tuzdan hayallerimiz vardi. Ne yazikki dun yagmur yagdi.
Bunu iyi belle Cehennem buz tutuncaya kadar seni sevecegim
Askimizin suya dusecegini bilseydim balik olurdum.
Asika bagdat sorulmaz. BUSH
Fazla mendiliniz varmi, asik olmusunda!
Karayollarinda degil, senin kollarinda oleyim.
Sana birsey soyleyecegim, ama sakin uzulme; dun doktora gittim, bobreklerimde kum, kalbimde seni buldular.
Kalbimde yasiyorsun ama kirani vermiyorsun. Not: Ev sahibi en kisa zamanda onunla evlenmezsen seni kapi disari edecekmis.
Vefasiz sevgilim alzheimer hastasi bile senin kadar cabuk unutmaz pes...
Bir kopek ile bir erkek arasinda ne fark vardir? Kopek sadece haliyi kirletip mahfeder, erkek ise tum yasamini mahfeder.
Sen likor gibi tatli, tekila gibi carpici, viski gibi asil, konyak gibi sicak, sampanya gibi ozel, sarap gibi tutkulu, malibu gibi egzotik, kokteyl gibi muhtesemsin.
Sana sarilmayi o kadar cok seviyorum ki. Cunku o sirada yuzune bakmam gerekmiyor.
Erkekler neden evlenemiyecekleri kaninin pesinden kosarlar? Kopeklerin kullanamayacaklari otomobillerin pesinden kosmalari gibi.
Sen sen ol, kapi onunde ask yapma! Askin gozu kordur ama konsununki asla!
Askim seni seviyorum! Ama parayi daha cok... Lakin paranin ne onemi var, muhim olan miktari!
Dusen bir yaprak gorursen, Beni hatirla sevgilim, Biliyorsun seni ben Sonbaharda sevmistim. Imza: Copcu Riza
Savasma sevis, sevisirken zaten savasiyorsun.
Birakip gittin beni... Seni unuttum sanma, zaman alismayi ogretti belki ama unutmayi asla...
Ona kalbimi verdim saklasin diye, salak buzdolabina koymus bozulmasin diye.
Erkekler belediye otobusu gibidir. Birini kacirirsan bes dakika sonra oburu gelir.
Dokuz kere sev, onuncu olayim, Gercekten sev, sonuncu olayim.
Ben ona baktim, o bana bakti, simdi dort cocuga bakiyoruz.
Arabanin onundeki cocuklar kazalara, arabanin arkadasindaki kazalarda cocuklara neden olur.
Ask karsindakini bulunmaz Hint kumasi sanmanla sersemin teki oldugunu anlaman arasinda gecen zamandir.
ilk goruste aski anliyorumda, omur boyu birinin suratina bakaniki kisi arasinda ask bir mucizeden baska birsey degil !!! Bill Cosby
Uzum gozlu elma yanakli kiraz dudakli pirasa sacli sevgilim. Seni cok ozledim. Imza : Manav Osman
Ask bir otomobil gibidir yedek parcalari surekli degisir.
Nasil gecti habersiz o guzelim yillarim. Insan bi haber verir burada bosunami bekledik.
Artik bu solan bahcede bulbullere yer yok. Bulbulleri on bahceye aldilar. Buraya marul ekecekler.
♥ BIRAZ BURUK BIR DUYGU YUKLENIRSE YUREGINE, GOZLERIN ZAMAN ZAMAN TAKILIRSA UZAKLARA, KULAKLARIN ZAMANSIZ DELI GIBI CINLARSA, BILKI BIRYERLERDE OZLENMISSINDIR.
♥ BU DUNYADA 6 MILYAR INSAN VAR,30 MILYONU UYUYOR, 20 MILYONU YEMEK YIYOR, 10 MILYONU MUZIK DINLIYOR, 1 GUZEL KIZ DA MESAJ OKUYOR...
♥ SENI GUNDE BIR KERE DUSUNUYORUM, O DA 24 SAAT SURUYOR...
♥ OYLE SENDEN COK UZAKLARDA DEGILIM, GORMESINI BILEN GOZLERIN BAKISINDAYIM. BELKI SANA SENDEN DAHA YAKIN BIR YERDE, CARPAN KALBININ HER ATISINDAYIM...
♥ BIRGUN DUDAKLARIN KURURSA OKYANUSU GETIRIRIM SANA AKSAM AYAZINDA USURSEN GUNESI GETIRIRIM SANA EGER GONLUN BIR SEVGI ARARSA KALBIMI SOKUP GETIRIRIM SANA...
♥ GOZLERIN NEHIR, KASLARIN KOPRU OLSA TAM ORTASINDAN GECERKEN IPLER KOPSA, YANAGINDAN SUZULUP DUSSEM DUDAGINA. BENI OPERMISIN YOKSA BIR GOZ YASI GIBI SILERMISIN..
♥ SENI TANIMADAN ONCE BEN DEGILDIM, SENI TANIDIKTAN SONRA BENDEKI BENSIZLIGIN ASLINDA SENSIZLIK OLDUGUNU ANLADIM...
♥ SEVGIYI GOSTERECEKSIN, SOYLEMEK YETMEZ. SEVGI GOZLERINDE OLACAK, SOZLERIN YETMEZ. SEVGI HERSEYDIR, KALBE HAPSEDILMEZ. SEVECEKSIN BENIM GIBI AMA YUREGIN YETMEZ..
♥ BIR INSANIN IDEALLERI OLMALI, SONSUZLUK GIBI BIR INSANIN OZLEMI OLMALI, OZLEMLE ACAN CICEKLER GIBI BIR INSANIN BIRTANESI OLMALI, O DA SENIN GIBI...
♥ DALGALAR KIYIYA CARPARKEN SU SOZU SOYLER; SENI SEVIYORUM...
♥ EN AGIR ISCI BENIM. CUNKU 24 SAAT SENI DUSUNUYORUM...
♥ NE SENI UNUTACAK KADAR ZAMAN GECECEK, NE DE GECEN ZAMAN SENI UNUTTURMAYA YETECEK, BIRAKIP GITSEMDE UNUTURUM SANMA, ZAMAN ALISMAYI OGRETIR, UNUTMAYI ASLA...
♥ LAYIK OLDUGUN YER SENI KABUL ETMESE BILE, GIYDIGIN GELINLIK YERINE KEFEN OLSA BILE, ARDINDAN GOZYASI DOKENIN OLMASA BILE, BEKLEME ARTIK DONMEM SANA...
♥ Bir ses beklemek senden. Soluk beklemek. Suskunluğun en acımasız olduğu zamanlardayım. Hiç bu kadar uzun susmadın sevdiğim. Hiç bu kadar uzun gitmedin bilmediğim yerlere, gözlerimi götürmeden yanında!
♥ Yalnızca çocuklar ağlar ve yalnızca Allah affeder... Eğer bir gün beni terk edersen; çocuk değilim ağlamam, Allah değilim affetmem
♥ Kötü diye bir şey olmasaydı, cehennem boş kalırdı. sen beni kırmasaydın, bu can uğruna fedaydı...seni cok seviyorum
♥ Ben sensiz geçen günlerime yanarken, belki sen bensizliğe sevineceksin.. Ama şunu unutmaki birtanem; birgün sen de SEVECEKSİN !!!
♥ Sevdiğimden bu yana her acıyı tattım her çileye alıştım, yalnız senin yokluğuna alışamadım.artık anlıyorum hasretten, gözyaşından başka bir şey vermemişsin bana.
♥ Yüreğine sevda eken, ayrılık biçermi,seven sevilenden kolayca vazgeçermi, sen beni sevme gülüm,ben yanarım ikimizin yerine yetmez mi???
♥ Dün gökyüzüne bir avuç yıldız fırlattım. Karanlığında aydınlığım olsun diye. Şimdi sensizliği kalbime fırlatıyorum, bıraktığım yerden dönesin diye. Vazgeçilmezim sıra sende gururu bir yere fırlat ve pişmanlığımla sızlayan şu kalbimi mükemmelliğinle donat.
♥ Sen benim içimde açan bir güldün.Sönmek bilmeyen alevlenen içimde başımı her yastığa koyuşta sen varsın hayallerimde. Çünkü sen benim içimden söküp bir türlü atamadığımsın YAR
♥ Bak yine soldu güneş yine akşam oluyor ömrümün kadehine sensiz birgün doluyor sen yoksun diye inan dertligim kederliğim gelmezsen kahrolurum yıkılırım sevgilim seni çok seviyorum
♥ Sen sigara dumanın altında yana yana en sonunda kül oldun, sen kibritin hiç yanmayan ucudan birinin hayatından geçmiş oldun !!!
♥ Ölmek dünyada unutulup gitmekmiş, ölmek bir kefen giymekmiş, ölmek o soğuk o korkunç ve o kara toprağa girmekmiş... yok be aşkım asıl ölmek "sensizlikmiş"
♥ Bir umuttu yanlızlık birşeyleri paylaşamamaktı belki,gözler dalıp giderken, yaralı bir serçeye ağlayan bir buluttu belkide,belki belkilerle dolu bir hayattı bu....
♥ Ben Sensizdim..! akşamın yaklaştığı saatlerde. kahrolursun görme ağladığımı. Başlayan düşü şafakla birlikte dağıtır ansızın her gün batımı..
Yavuz Sultan Selim Han, Mısır`ı fethettiğinde bir süre orada kalır. İdareyi eline alıp kendi hâkimiyetini yerleştirmek için bu elzemdir. Bu sırada bir çadırda kalıyor. Çadırı süpürüp temizleyen, yemeği yapan Mısırlı bir cariye vardır ki, Yavuz Selim Han sabah çıkınca, cariye geliyor, akşama kadar çadırı temizleyip yemekleri hazırlayıp gidiyor, akşam olunca da Yavuz Selim Han çadırına dönüyor.
Cariye nasıl olduysa bir kaç defa Yavuz Sultan Selim Hanı görür ve Ona âşık olur.Cariyenin aşkı dayanılmaz boyutlara ulaşıp da kalbine sığmaz hale gelince, ne yapacağını bilemez halde Halifeye açılmaya karar verir.. Halifenin karşısına çıkma cesaretini kendinde bulamadığından, yazıyla ilân-ı aşk etmeye karar verir. Ve üç kelimelik bir not yazarak Halife hazretlerinin yatağına bırakır. Notta sadece üç kelime yazılıdır:
�seven gönül neylesin?�
Akşam çadırına gelip de yatağının üzerinde küçük bir kağıt parçası bulan Yavuz Sultan Selim Han, kağıdı okuyunca bu notu yazanın, çadırını süpüren cariye olduğunu anlar. Ve kâğıdın arkasına cevabını yazar:
�hiç durmasın söylesin.�
Kâğıdı aynı yere bırakır. Sabah olunca da çıkıp gider. Bir müddet sonra Cariye temizlik için çadıra geldiğinde ilk iş olarak kâğıdı arar. Kâğıdı bıraktığı yerde duruyor bulur. Kaparcasına kâğıdı alıp okuduğunda heyecanı bir kat daha artar. Halifenin cevabından cesaretlenen cariye, kâğıdı çevirip dünkü notunun altına şu cümleyi ekler:
�Korkuyorsa neylesin?�
Akşam olur. Halife çadıra döner. Kâğıdı okur ve cevabı yazar:
�Hiç korkmasın söylesin.�
Sabah bu cevabı okuyan cariye artık kararını vermiştir: Aşkını bu akşam halifeye söyleyecek. Ne olacaksa olsun artık. Ve o gün temizliği bitirdiği halde gitmeyip Halifeyi beklemeye başlar. Yavuz Sultan Selim Han akşam çadıra dönünce cariyeyi kendisini bekler bulur. Cariye, Halifeyi görünce hemen ayağa kalkıp temenna durur. Yavuz Selim Han "Buyurunuz, sizi dinliyorum" deyince, cariye tüm cesaretini toplamaya çalışırken, titreyen ellerini gizlemek için elleriyle dirseklerini tutarak kollarını kavuşturur. Heyecandan yüzü kıpkırmızı olmuştur. Kalbi yerinden fırlarcasına atarken, titrek ve mahcup bir sesle: "Efendim...� der. �Cariyeniz... Size..." ve cümlesini tamamlayamadan yığılıp kalır.
Kalbine sığmayan aşkını söyleyemeden ruhunu teslim eden cariyenin, bu tertemiz aşkı karşısında Koca Halife gözyaşlarını silerek etrafındakilere şöyle der:
�Gerçek aşkı şu cariyeden öğrenin. Zira âşık, mâşukunun yolunda olur ve o yolda ölür.�
Aşkın amacı birileri için "mükemmel insan" olmak değildir.Seni mükemmelliğe en çok yaklaştıracak insanı bulmaktır..
Kanuni'nin hareminde beyleri ve Kırım hanları tarafından sunulmuş
pek çok cariye vardı. Fakat Kanuni, Hürrem'i tanıdığı günden beri
cazibesine kapılmış, ona aşık olmuştu.
Osmanlı'nın en güçlü kadınlarından Hürrem Sultan'ın Slav asıllı
olduğu söylenir. Ukraynalılar ise Hürrem Sultan'ın Ukraynalı Roxelana
olduğundan emin. İlk kez saraya, bir yabancı kadın, padişah eşi
olarak Hürrem Sultan'la girmiştir
Hürrem Sultan, Rus asıllı olan bu cariye Kanuni Sultan Süleyman'ın
karısı olarak imparatorluk yönetimini etkilemiş, oğullarının taht
mücadelesinde oynadığı rol, daha doğrusu oğlu 2'nci Selim'i tahta
geçirme çabası ile Osmanlı döneminin en güçlü kadınlarından biri
olmuştur. Kanuni'nin aşırı güven ve sevgisini kazanarak onun nikahlı
eşi olduktan sonra belli bir plan dahilinde çalıştı, el altından
çeşitli entrikalar uygulayarak on altıncı yüzyıl Osmanlı tarihini
olumsuz yönde etkiledi. Kanuni'nin, Gülbahar Hatun'dan olan veliahtı
Sultan Mustafa'yı ortadan kaldırmak için çeşitli entrikalar ile
önce Gülbahar Hatun'u, ardından kırk yaşındaki veliaht Mustafa'yı
boğdurttu. Devlet yönetimine de hakim olan Hürrem Sultan, İran savaşını
destekledi. Ruslar ve Lehlerle barış içinde yaşanılmasını sağladı.
İstanbul'da bugün Haseki olarak anılan semtte yaptırdığı külliye
ile adına külliye tesis edilen ilk padişah eşi olma özelliğine de sahiptir.
Osmanlının kudretli padişahlarından Kanuni Sultan Süleyman 'ın ''Muhibbi
Divanı''ndaki aşk şiirleri, onun yalnız güçlü bir devlet yöneticisi
ve imparatorluk kurucusu olduğu kadar, gönül dünyasındaki zenginliğini
anlatmaktadır;Cihan Padişahı; aynı zamanda aşk şairidir.
Çıktığı uzun seferler sırasında çok sevdiği Hürrem Sultan'a aşk
şiirleriyle bezenmiş mektuplar göndemiştir...
N'ola baksam şem'i hüsnüne gönül pervaneveş
Dostum sen şem olacak âşıkım pervanedir.
Gülşen-i hüsnünde dil mürgün yine saydetmeye
Zülfünün ağında Muhibbî hâli anın divanedir.
Hürrem Sultan ise mektuplarına;Hazret-i Sultanım; diye
başlar ve ;Yüz(ümü) yere koyup, kutsal ayağınızın bastığı toprağı
öptükten sonra, benim devletimin güneşi ve sermayesi sultanım, eğer
bu ayrılığın ateşine yanmış ciğeri kebap, göğsü harab, gözü yaş
dolu, gecesini gündüzden ayırt edemeyen, özlem denizine düşmüş çaresiz
aşkınız ile divane, Ferhat ile Mecnun'dan beter tutkun kölenizi
sorarsanız, ne ki sultanımdan ayrıyım; diye dil döker, saraydan
ve şehir ahalisinden yazmayı da ihmal etmez:
Padişahım yine cariyenizi topraktan kaldırıp, tezkire gönderip,
Mahmut Çelebi'den beş bin filori bağışlamışsınız. Bir günün için
Allah'ın bin yardımı olsun. Şimdi benim sultanım, bu ne zahmet idi,
kutsal bıyığınızın kılı bana beşbin filoriden değerlidir. O bağış
bize canımızdan fazla minnettir. Benim sultanım, ondan sonra şehir
etrafından sorarsanız, şimdilik hastalık vardır.
Hürrem Sultan'ın tarihte oynadığı rol, bu tatlı dil ile daha da anlaşılır hale geliyor.
Topkapı müzesi arşivindeki mektuplar da bu aşkın kanıtlarından bazılarıdır.
varlığınla yokluğun arasında kalmayacağım artık, sadece olmayacaksın..
sensiz kalma ihtimalı olmayacak, alayına kurulmuş cümlelerin sonunda..
belki bir kaç satır arasında unutulacaksın, bir müddet sonra.. içimden
olmayacak , boş bir kağıdın gölgesine sığınmayacak sana sitemlerim..
hani hep kızardın ya, konuş konuş derdin... haykırabilirmiyim
korkaklığını.. bıraktığın bu mavi düşleriyşe mavi yalnızlığı, artık
sahiplenilmeyecek olmanın burukluğunu yaşarken, haykırabirmiyim
dersin, susarmıyım, gülüp geçermiyim yoksa...?? aslında alıştırmalıyım
kendimi hiç dönmeyecekmişsin, dönülmeyecek bir yerdeymişsin gibi
farzetmeli, unutmalı.. seni hiç tanımamış gibi, yaşamımı
sürdürmeliyim.. var olduğum her yer aşkın şehri olmalı artık yeniden
sevmenin sevilebilmenin yeri her yer. zamanı yaşanan ve gelecek tüm
zamanlar olamalı benim için.. evet sayfalardan koparıp bir bir
savurmalıyım seni.. yaşanmış tüm zamanlara, uzaklaşan her adımla
hapsetmeliyim bu anılar sokağına.. kopan takvim yaprakları, sensiz
geçen günleri saymamalı, yokluğunun güncesini tutmayı artık
bırakmalıyım.. kabullenmeli, hazmedilmeli, aldırmamalı, hatta sana hak
verebilmeliyim.. bu satırlarla büyümeye başlamalıyım, sırf seni ve
çocuklaşan bir aşkı kolayca unutabilmek için.. zira yoksun ''sanki
benim hiç senim olmamış'' ''sanki biz hiç yaşamamışız, sanki aşk
denen o hoyrat sarkıyı mırıldanmış ve sonra yarım bırakmışız gıbi
Ben seni kocaman bir yürekle sevdim. Gözlerim değil, yüreğimdi seni
gören.
Sen damarlarımdaki kana karışıp, geldin oturdun yüreğime. Bir başka
yerde
olamazdın zaten. Sen, benim en değerli yerimde, yüreğimde olmalıydın,
orada kalmalıydın. çok aşka ev sahipliği yapan bu yürek, ilk kez bu
kadar
kolay kabullendi seni. Herhangi bir konuk değildin artık. Bu yüzden
ne
ağırlama faslı vardı, ne de uğurlama. O yüreğin gerçek sahibiydin.
Şimdi sonbahar, kışa giriyoruz ya... Ben dört mevsim baharı yaşadım
seninle. çiçek çiçek açtın yüreğimde. Gökkuşağı zayıf kaldı, senin
renklerin karşısında. Taze bir yaprak gibi yeşildin. Açelya idin
pembeliğinle. Üzerine çiğ taneleri düşmüş sarı güldün. Kırmızıydın
bir
ateş gibi. Ve maviydin... En çok bu renkle anmayı sevdim seni. Denize
tutkundum, denizi sensiz, seni de denizsiz düşünemedim.
Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da... Kendime bile dar
gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık. En
kızgın,
en tahammülsüz olduğum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana.
İçimdeki
sevinç yüzüme yansıdı, güldüm. Beni öylesine güldüren senin sevgindi
ve
ben kaygısız, içten gülüşün ne demek olduğunu, nasıl güzel bir şey
olduğunu anladım seninle...
Her şeye rağmen sevdim seni. Güçlüydüm ve aşamayacağım hiçbir zorluk
yoktu. Koca bir kente, koca bir ülkeye kafa tutabilirdim. Sen elimden
tuttuğunda, patlamaya hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi.
Menzil
sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok
edebilirdim.
Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim, kül ederdim. Sana
ulaştığımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm. Ve o göle bir tek sen
girebilirdin.
Sevdim ve hayrandım da... Her halin çekti beni. Duruşunu, uyumanı,
gülmeni, kızmanı, şaşkınlığını, saflığını, kurnazlığını, çocukluğunu,
olgunluğunu sevdim. Sesini de sevdim suskunluğunu da.
Küçük oyunlarını, kaprislerini, sitemlerini, korkularını sevdim. Seni
ve o
doyumsuz sevdanı, uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çoğu
zaman.
Sığmadın cümlelere ve hiçbir cümle seni
yeterince tarif edecek kadar derin olmadı.
Seni severken yorulmadım. çünkü sen yaşam kaynağıydın. Her gün
yenilendim.
Seninle çoğaldım, büyüdüm. Eksik kalan neyim varsa tamamladın.
Ölmeyecektim çünkü sen ölmezliğin ta kendisiydin.
hayatımda var olan bütün boş şeyleri doldurdugun için.
yarınlarda hayatıma dewam etmeme sebeb oldugun için .
gerçek sevginin ne oldugunu anlamama sebeb oldugun için.
gülmeme aglamama sebeb oldugun için.
günümün 24 saatini seni düşünmekle geçirmeme sebeb oldugun için.
belkide hayatımda yapabilcegim yanlşların olmamasına sebeb oldugun
için
dünümde bugnümde sen oldugun için
belkide yarınlarımın seninle geçmesini istedigim için
öncelerimin yerini yenilerle doldurdugun için
yaşamanın kolaylıklarını zorluklarını neyin olup neyin olmıycagını
gösterdigin için
belkide beni herşeyden degerli tuttugun için.
vazgeçilmezlerinden benm için vazgeçtigin için
belkide sadece sevilebilicek tek insan sen oldugunu kanıtladıgın için
seviyorum hemde çok seviyorum seni.
Her baslangic güzelde olsa mutlaka bir sonu vardir...
Her güzel sey cabuk biter derlerne kadar dogru bilmiyorum..
Cektigim acida yasadigim mutlulukta cok uzun zamanimi aldi..
Farkindaydik yasanmasi gereken mutluluktan cok aci yasadik...
Geriye baktigimda heryer senle doluileriye baktigimda yine ayni...
Meger sen birtek yüregimin degilde hayatiminda sahibi olmussun..
Yürekten mi sevdin bilmiyorumhadi itiraf et vakit cok güzel gecti..
Anlayamamisiz ne cabuk gectiginiitiraf etmeliyimki yasanan güzel seylerde vardi...
Peki öyleyse neden sorunlar yipratti bizi?Neden her kavgadan sonra biraz daha soguduk?
Ne hakkin vardi sorularima soru eklemeyemutlulugumuzun üstüne aci serpmeye?
Yasanmasi gereken herseyi yasamistik
Söylenmesi gereken bütün kelimeler akmisti dudaklarimizin arasindan...
Neyazikki beceremedim ne senle nede sensiz olmayi
Benimde hakkim yok güzel duygulari acilarla harcamaya...
Onun icinbirak gideyim nolur kal deme bana
Gidisim kolay görünsede benligimi sana emanet edipte gidiyorum...
Sana emanet ettigim yalnizligimida geri aliyorum cünkü
Artik bir baskasi olmayacak yalnizligimi emanet edecegim..
Sevgiler vardır hani hiç bitmeyen, yaşandıkça arkası gelen. Mutluluğun ta kendisidir hani, hiç eksilmeyen. Bir narin çiçek gibidir her gün yeniden yeşeren. Bilir misin bir de hani ulaşılamayan sevgiler vardır, hiç sulanmadan, hiç güneş yüzü görmeden büyüyen çiçeklere benzerler. Dilin varmaz hani bu büyük aşkı içinden atıp haykırmaya, ellerin varmaz hani gidip onun elinden tutmaya. Sadece gözlerin vardır senin bu aşkını anlatan, bir yalan söylemeyen onlardır, yada derdini gizleyemeyen.
Elinden kurtulup uçan bir kuşa benzer aşk, bazense elinde çok tutup öldürdüğün bir kuşa. Ötüşü mutlu eder seni günün her saati, neşe sacar senin yaşamına. En yorgun oldugun bazı sabahlar bile uyandırır belki seni. Ama ne hoştur onunla uyanmak, ne hoştur ona yakın olmak. Belki de uçup kaçırmaktan korkuyorsun ona aşkını söyleyince, o güzelliği biraz daha seyredeyim istiyorsun onu uçurmadan. Ama bir sabah olur ki uyanamamışsındır onun sesiyle, pencereye çıkıp puslu gözlerle aramışsındır. Biraz sonra gelirdi nasılsa önemli değil. Beklemeler devam eder pencere önünde, ama hava artık kararmıştır .
Onu görmeden gelen bir gece ne kadar da hüzünlüymüş meğer. Ertesi sabah yine bir hüzünle uyanırsın, yoksa seni terk mi etmişti, hem de onca aşkına rağmen. Şimdi ondan ne bir haber kalmıştır ne de bir başka iz, kalakalmışsındır ondaki o büyük aşkla. Halbuki tam onun gittiği gün tüm cedaretini toplayıp onu sevdiğini söylemeyecek, Ona olan aşkını yüzüne haykırmayacak mıydın?
Günlerden bir gün o kuşa yine denk gelirsin. Ama her zamanki cıvıl cıvıl öten kuş değildir artık O. Ağlamak istersin hani ağlayamaz, dokunmak istersin hani dokunamazsın. Tüm ateşini atarsın içine, onca sevgini hapsetmeye çalışırsın bedenine. Ama artık aşkını Ona anlatmanın da faydası yoktur, Ona delice yanmanın da. Çünkü o kuş artık başkalarının elinde, başkalarının kafesindedir, ve bir daha da senin olmayacaktır .
{ Son Sayfa } { 2 içinde 1. Sayfa } { Sonraki Sayfa }